× Daha Fazlası İçin Aşağı Kaydır
☰ Kategoriler

Geçici 35. Madde Uzatıldı mı? Hukuki Durum ve Kamu Personelini İlgilendiren Gelişmeler

Türkiye’de kamu personelini ilgilendiren hukuki düzenlemeler, özellikle KHK’lar (Kanun Hükmünde Kararnameler) aracılığıyla yapılan değişiklikler, geniş bir kesim tarafından yakından takip edilmektedir. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) sürecinde çıkarılan KHK’lar, kamu görevlilerinin ihraç süreçlerine dair önemli hükümler içermiştir. Bu hükümlerden biri olan 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35. Madde, terör örgütleriyle iltisakı veya irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin idari kararla görevden alınmasını sağlamıştır. Olağanüstü halin sona ermesine rağmen bu maddenin geçerliliğini sürdürmesi, pek çok kişinin kariyerini doğrudan etkilediği için “geçici 35. madde uzatıldı mı?” sorusu sürekli olarak gündemde kalmıştır. Bu madde, olağan disiplin süreçlerinden farklı olarak, daha hızlı ve etkili bir işlem yapılmasını mümkün kıldığı için büyük bir öneme sahipti. Bu makalede, KHK Geçici 35. Maddenin ne olduğunu, ilk olarak hangi süre için yürürlüğe girdiğini, bu sürenin uzatılıp uzatılmadığını ve maddenin güncel hukuki durumunu detaylı bir şekilde ele alacağız. Amacımız, kamu personelinin bu kritik konuda doğru ve güncel bilgilere ulaşmasını sağlamak ve hukuki süreci anlaşılır bir dille açıklamaktır. Gelin, bu önemli hukuki düzenlemenin seyrini ve güncel durumunu birlikte inceleyelim.

375 Sayılı KHK Geçici 35. Maddenin Hukuki Çerçevesi

375 sayılı KHK’nın Geçici 35. Maddesi, OHAL döneminin sona ermesinin ardından, kamu görevlilerinin terör örgütleriyle olan bağlarının araştırılması ve gerekli durumlarda görevden uzaklaştırılmaları için bir yasal zemin oluşturmuştur. Bu madde, Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, ilgili bakan onayıyla görevden çıkarılmasını öngörmüştür. Bu düzenleme, kamu hizmetlerinin kesintisiz ve güvenli bir şekilde sürdürülmesini amaçlamıştır. Bu durum, “geçici 35. madde uzatıldı mı?” sorusunun önemini daha da artırmıştır.


Geçici 35. Maddenin Uygulama Süresi ve Uzatma Süreci

Geçici 35. Madde, ilk olarak 31 Temmuz 2018 tarihinde yürürlüğe girmiş ve başlangıçta üç yıl süreyle geçerli olacağı belirtilmiştir. Bu durum, maddenin normal şartlarda 31 Temmuz 2021 tarihinde sona ereceği anlamına geliyordu. Ancak, bu tarihin yaklaşmasıyla birlikte, maddenin uygulama süresinin bir yıl daha uzatılmasına yönelik bir karar alındı. Bu karar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabul edilen bir yasa teklifiyle hayata geçirildi. Böylece, maddenin geçerlilik süresi 31 Temmuz 2022 tarihine kadar uzatıldı. Bu süreç, “geçici 35. madde uzatıldı mı?” sorusunun kamuoyunda tekrar tekrar tartışılmasına neden olmuştur. Yapılan bu yasal düzenleme, maddenin hukuki geçerliliğini korumasını sağlamıştır.


Maddenin Güncel Durumu

31 Temmuz 2022 tarihi itibarıyla, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. Maddesi’nin uygulama süresi resmen sona ermiştir. Bu tarihten sonra, bu madde kapsamında yeni kamu görevinden çıkarma işlemleri yapılamamaktadır. Yani, “geçici 35. madde uzatıldı mı?” sorusunun güncel ve net cevabı, evet bir kez uzatılmış olmasına rağmen, şu anda süresinin dolduğu ve artık geçerli olmadığı yönündedir. Bu tarihten itibaren kamu görevlileriyle ilgili benzer işlemlerin, olağanüstü hal döneminde geçerli olan KHK hükümleri veya bu madde kapsamında değil, genel idari ve disiplin hukuku kuralları çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir. Bu durum, hukuki açıdan normalleşme sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Sonuç: Süreç Sona Erdi, Hak Arama Yolları Açık

Özetle, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. Maddesi’nin uygulama süresi, 31 Temmuz 2022 tarihinde sona ermiştir. Bu tarihten itibaren bu madde kapsamında yeni bir kamu görevinden çıkarma işlemi yapılması mümkün değildir. Bu madde kapsamında daha önce görevden çıkarılan kamu görevlilerinin, hukuki süreçlerini devam ettirme ve hak arama yollarını kullanma hakkı devam etmektedir. Bu süreçte bir idare hukuku avukatından profesyonel destek almak, davanızın seyrini olumlu yönde etkileyebilir. Unutmayın, hukuk devleti ilkeleri, her bireyin adil bir şekilde yargılanma ve hakkını arama hakkını güvence altına alır. Bu makalenin, bu karmaşık hukuki süreçte size rehberlik etmesini ve güncel durum hakkında doğru bilgi edinmenizi sağlamasını umuyoruz. Sizce bu tür geçici hukuki düzenlemeler, ne gibi avantajlar ve dezavantajlar taşır?