× Daha Fazlası İçin Aşağı Kaydır
☰ Kategoriler






Kadroya Geçemeyen Taşeron İşçiler: Neden Dışarıda Kaldılar ve Hakları Nelerdir?


Kadroya Geçemeyen Taşeron: Sorunlar, Beklentiler ve Hukuki Durum

Türkiye’de on yıllardır süregelen taşeron işçilik sorunu, 2018 yılında yapılan kapsamlı yasal düzenlemeyle büyük ölçüde çözüme kavuşmuştur. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan yüz binlerce taşeron işçi, bu düzenleme sayesinde sürekli işçi kadrosuna geçerek iş güvencesi ve sosyal haklar elde etmiştir. Bu tarihi adım, birçok çalışanın hayatında yeni bir sayfa açsa da, bu düzenlemenin dışında kalan bir kesim de oluşmuştur. Özellikle belirli şartları taşımadığı için veya farklı kurumlarda çalıştığı için kadroya dahil edilemeyen bu çalışanlar, “kadroya geçemeyen taşeron” olarak anılmaya başlamıştır. Bu durum, aradan geçen yıllara rağmen gündemdeki yerini korumakta ve bu kişilerin mağduriyetleri devam etmektedir. Peki, bu düzenleme hangi işçileri kapsam dışı bıraktı? Kadroya geçemeyen taşeronların mevcut hukuki durumu nedir ve bu konuda geleceğe yönelik ne gibi beklentiler bulunmaktadır? Bu makalemizde, bu önemli sorulara yanıt arayacak, kadroya geçemeyen işçilerin durumunu tüm yönleriyle ele alacağız. Amacımız, bu konuya ışık tutarak, mağduriyet yaşayanların hakları ve süreç hakkında doğru bilgiye ulaşmasına yardımcı olmaktır.

Kadroya Geçiş Sürecinin Kapsamı ve Kapsam Dışında Kalanlar

2018 yılında yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile taşeron işçilerin kadroya geçişi düzenlenmiştir. Bu düzenleme, belirli bir tarih öncesinde (genellikle 4 Aralık 2017) kamu kurumlarında fiilen çalışıyor olmayı ve belirli bir hizmet alımı türünde çalışmayı şart koşuyordu. Ancak, bazı gruplar bu düzenlemenin dışında kalmıştır. Kapsam dışı kalmanın başlıca nedenleri şunlardır:

1. Mahalli İdare Şirketlerinde Çalışanlar

Belediyelerde ve bağlı kuruluşlarında çalışan taşeron işçiler, doğrudan kadroya alınmak yerine, mahalli idarelerin kurduğu şirketlerde “şirket işçisi” statüsüne geçirilmişlerdir. Her ne kadar bu da bir güvence sağlasa da, bu çalışanlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi kadrolu işçilerle aynı haklara sahip değillerdir. Dolayısıyla, bu durum “kadroya geçemeyen taşeron” sorunsalının bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

2. Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT) Çalışanlar

Devlet Demiryolları, TPAO, ÇAYKUR gibi Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT) çalışan taşeron işçiler de 696 sayılı KHK’nın kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu çalışanlar da yasal olarak sürekli işçi kadrosuna geçememiş ve taşeron statüsünde çalışmaya devam etmişlerdir.

3. Belirli Hizmet Türlerinde Çalışanlar

Kadro düzenlemesi, sadece “personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı” kapsamında çalışanları kapsıyordu. Danışmanlık, bilgi işlem, yemek, temizlik gibi farklı hizmet türlerinde çalışan taşeron işçiler de bu nedenle kadroya geçiş hakkından faydalanamamışlardır.

Kadroya Geçemeyen Taşeron İşçilerin Geleceği ve Beklentiler

Kadroya geçemeyen taşeron işçiler, uzun zamandır bu sorunun çözümü için yeni bir yasal düzenleme beklemektedir. Siyasi partiler ve sendikalar da bu konuyu gündemde tutmaya devam etmektedir. Yeni bir yasal düzenlemenin yapılması durumunda, kapsam dışı kalan tüm bu işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi hedeflenmektedir. Bu durum, “kadroya geçemeyen taşeron” sorununun kalıcı olarak çözülmesini sağlayabilir. İşçilerin beklentileri, sadece iş güvencesi değil, aynı zamanda diğer kadrolu işçilerle eşit sosyal haklara ve sendikal haklara sahip olmaktır.

Sonuç olarak, 2018 yılındaki taşeron düzenlemesi, birçok çalışanın hayatını olumlu yönde etkilemiş olsa da, ne yazık ki tüm taşeron işçileri kapsamamıştır. Mahalli idare şirketlerinde, KİT’lerde veya farklı hizmet alımı türlerinde çalışanlar, “kadroya geçemeyen taşeron” olarak beklemeye devam etmektedir. Bu durum, iş güvencesi ve eşit haklar gibi temel beklentilerini karşılayamayan bu işçiler için ciddi bir mağduriyet oluşturmaktadır. Mağduriyetin giderilmesi için yeni bir yasal düzenlemeye olan ihtiyaç hala devam etmektedir ve bu konuda siyasi gündem de hareketli kalmaktadır. Bu durumdaki çalışanların, haklarını takip etmeleri, sendikalara üye olmaları ve konuya ilişkin gelişmeleri yakından izlemeleri, gelecekteki olası bir düzenlemeden faydalanmaları açısından büyük önem taşımaktadır.