× Daha fazlası İçin Aşağı Kaydır
☰ Kategoriler

Migros, Carrefoursa, Metro, Practiker ve Gima gibi perakende zincirlerinde ürün satmak, bu market ve mağazaların rafarında yer almak, yerel üreticiler için çok önemli avantajlar sağlıyor. Bazıları binlerce yerel girişimci ve tedarikçi ile çalışan bu marketlere girmek, firmalara yalnızca ciro değil, prestij de getiriyor. Özellikle marka tutundurmada çok büyük rol oynuyor.
Ancak bu büyük perakendecilerle çalışmak da çok kolay değil. Her birinin özel şartları var. Doğal olarak hepsi kalite, fiyat uygunluğu ve üründe devamlılık gibi temel sayılabilecek koşullara bakıyorlar. Bazılarının özel şartları olabiliyor.
Migros’un 436 mağazası var. Yedi coğrafi bölgenin tamamında marketleri bulunuyor. Daha da önemlisi yurtdışında da Ramstore zinciri var. Böylece her hangi bir yerel marka Migros raflarına girmekle bir anda Türkiye çapında satışa sunulan bir marka oluyor. Ramstore’lar aracılığı ile yurtdışına açılıyor ve yabancı tüketici ile buluşuyor. Migros yetkilileri Kervan Peynir, Kars Gravyer, Ümit Unlu Mamuller, Doğanay Şalgam Suyu, Coroni Gömlek, Soylu Terlik gibi birçok markayı buna örnek gösteriyor.

‘Yerel firma çeşitlilik sağlıyor’
Market zincirleri ile çalışmanın yerel firmalara sağladığı avantajlara karşılık yerel firmaların da marketlere sağladığı avantajlar var. Gima Genel Müdürü Dengiz Pınar, ürün çeşitliliği sağlamak bakımından yerel firmalarla çalışmanın zincirler için önemli olduğunu belirtiyor. Pınar, “Bölge halkının kültürünü yakından tanıyan yerel firmalar sayesinde beslenme alışkanlıkları ve damak tadına hitap ederek müşteri memnuniyetini artırabiliyoruz” diyor.
Bütün perakende zincirleri ‘kaliteli ürünü, en uygun fiyata satmak’ istiyor. Fiyat ve kalite rekabetinde zincire en iyi avantajlı koşulları sunan yerel üreticiler şanslarını artırıyor.
Migros ilk incelemelerden sonra raflarına aldığı bir ürünün önce pilot deneme satışlarını yapıyor. Burada alınan sonuçlara göre ürünü yurtçapına, daha sonra da yurtdışına açıyor.
Her bir zincir binlerce çeşit ürün satıyor. Bu da onlarca ayrı sektörde binlerce firma için satış fırsatı yaratıyor.

Kalitesine güvenene açık
Market zincirlerinin, çalışacağı, ürün alacağı firmayı seçerken her birinin özel koşulları var. Ancak bütün bu koşulların ötesinde genel çerçeve aynı: Kalite ve fiyat uygunluğu… Yani öncelikle ürünün kaliteli olması ve kalitesine göre de bir fiyat avantajı sunması gerekiyor. Böylece aynı üründen farklı kalitede (dolayısıyla farklı fiyatta) birçok ürün bulunabiliyor. Tüketici alım gücüne, tercihlerine göre seçenekleri değerlendiriyor.
Business’in, yerel girişimciler ile nasıl işbirliği yaptıkları, hangi koşulları aradıklarına ilişkin sorularına yanıtlayan zincirlerin aradığı aşağıda diğer en önemli koşul, üründe süreklilik…
Bu açıdan firmanın stok yapısının uygunluğu önemli. Tedarikçi firma, market zinciri her istediğinde ürün sağlayabilmeli. Hem tüketici hem market zinciri karşısında ürününü sahiplenmeli. Servis hizmeti gerektiren ürünlerde yine kaliteli, yaygın bir servis olanağı sunmalı.

Carrefoursa
– Marketlerinde yerel ürünlerin payı yüzde 95’lerde. Bin 500 yerel üretici firma ile çalışıyor.
– Çalışılacak firmaların resmi üretim ve satış izinleri olması şart. Ürünlerin satış potansiyeline ve pazar payına bakılıyor.
– Ağırlıklı olarak pazara özel, geleneksel ürünler ve gıda ürünlerini yerel piyasalardan sağlıyor. Fakat tüm ürün ailelerinde yerel ürünler de bulunuyor.
– Kuruluş aşamasında mağazada kullanılan malzemelerin yüzde 90’ını yerel üreticilerden sağlıyor.

Migros
– Girdiği bölgelerde yerel ürünlere önem veriyor. Üreticiler dört bölgedeki şube müdürlüklerinde pazarlama departmanlarına müracaat edebiliyor.
– Yerel markaları önce benzer bölgelerde pilot olarak deniyor. Sonra yurtçapına ve yurtdışına açıyor.
– Firmalardan kodeks, tüzük, TSE, bakanlık norm vb. gerekli standartlara uygunluğunu gösterir belgeler ve barkod bilgileri istiyor. Etikette üretim ve son kullanma tarihleri, raf ömrü etiket bilgileri ve iade koşulları gibi bütün bilgileri istiyor.
– Üreticinin kontrol ve analiz raporları haricinde ambalaj, hijyen, kalite kontrolleri yapılıyor. Ürünler Tübitak’a da gönderiliyor. Üretim yerleri geziliyor.

Metro
– Yerel firmalarda, üretim kapasitesi, devamlılık koşulları, organizasyonu, sağlıklı stok yapısı, fiyat yapısı gibi genel şartlara bakıyor.
– Firmanın markası tescilli, satış sonrası hizmet belgesi, TSE, Sanayi Bakanlığı belgeleri ve benzeri servis ve kalite açısından gerekli çalışmaları tamamlamış olması gerekiyor.
– Finansman yapısının hedef hacmi destekleyecek seviyede olması, ayrıca avantajlı şartlar sunmaya hazır olması bekleniyor.

Practiker
– Çalıştığı firmalarda kalitenin “kabul edilebilir’ düzeyde olmasına bakıyor.
– Kabul edilebilir kaliteyi ise tüketicinin benimsemiş olması ve ihracata uygunlukla saptıyor.
– Kalite fiyat oranına dikkat ediyor.

Gima
– Farklı bölgelerde ürün çeşitliliğini yerel firmalarla işbirliği ile sağlıyor.
– Özellikle sebze – meyve, et ürünleri, unlu mamuller gibi pek çok alanda yerel üreticileri tercih ediyor.
– Çalışılacak firmalarda kurumsal nitelik ve ruhsatlandırma gibi şartlara bakılıyor. Hijyen ve kalite kurallarına uyan işletmeler olması şartı aranıyor.
– En kaliteli ürünü, en uygun fiyatla satma prensibi ille firmaların kallite fiyat yapısına dikkat edilliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir