× Daha fazlası İçin Aşağı Kaydır Daha fazlası İçin Aşağı Kaydır
☰ Kategoriler
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors

Solucan deliği, evrende bir noktadan başka bir noktaya “ışınlanmayı” sağlayan bir köprüdür. 1935 yılında Albert Einstein tarafından Genel Görelilik kuramı ile ortaya atılan teori, bu maddenin beyaz delik ve kara deliklerin varlığıyla oluştuğu yönünde. Ancak solucan deliklerinin varlığına dair gözlemsel bir veri şu ana kadar bulunamadı.

Kendisi iki ağız ve bir boğazdan oluşuyor. Giriş bölmesinin adına kara delik, çıkış bölmesinin adına ise beyaz delik deniliyor. Kara deliklerin çekme kuvveti sayesinde bir maddeyi içine çeker ve bu çekim kuvveti sayesinde boğaz kısmından geçerek evrenin başka bir yerinde açılançıkışa doğru gider.

Filmlerde Solucan Delikleri

Birçok bilim kurgu türünde olan filmlerde solucan deliklerini evren içinde yolculuk, hatta zamanda yolculuk olarak görmekteyiz. Bunun gerçekleşebilmesinin ne kadar mümkün olduğuna bir bakalım;

Farklı Evren Teorisi

Stephen Hawking’in de üzerinde durduğu bu konuda çeşitli söylemler yer almaktadır. Size bir soru; ya solucan deliği sadece evren içerisindeki bir köprü değil de evrenler arası bir köprüyse?

Çıkış noktasının sadece kısa bir süreliğine oluşması ve içindeki maddenin çıkması sonucunda yok olduğu, çöktüğü bilinmekte. Bu sebeple zaman bükülmesi ve hatta farklı evrenlere geçişin mümkün olabileceği konusunda bazı bilim adamları tarafından tartışılmakta. Ünlü fizikçi Stephen Hawking bu konunun asla mümkün olmayacağını ve hayal ürünü olduğunu söylemiştir.

Solucan Deliğinden Geçersek Ne Olur?

İlk olarak kara deliğe girmeli sonra köprüden geçmeli ve beyaz delikten çıkılmalıdır. Yüksek ihtimal kara deliğe girilirken çok fazla basınç ve enerji yoğunluğundan ölürsünüz. Eğer ki ölmediyseniz solucan deliği merkezine geldiğinizde spagetti olursunuz.

Ancak bu durumu bilim adamları egzotik maddeyi açıklar dediğimiz gibi yüksek negatif enerji yoğunluğu sayesinde yapay ya da doğal yolla geçilebileceği yönünde. Umarım ki zamanın birinde…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir